Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili politikacı Armin Laschet, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) liderliğinde kurulacak yeni koalisyon hükümetinin dış politikasında bir tutum değişikliği beklenmediğini söyledi.
Yeni kurulacak hükümette adı Dışişleri Bakanı adayları arasında geçen Laschet, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile birlikte Ermenistan'ın başkenti Erivan'a yaptığı ziyarette gazetecilere açıklamalarda bulundu.
"Alman dış politikasında her zaman için süreklilik esas olmuştur" diyen Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin eski başbakanı Laschet, 1998 yılından beri Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) neredeyse kesintisiz bir şekilde hükümette yer alması ve çoğunlukla Dışişleri Bakanlığını yönetmesi ile bu sürekliliğin sağlandığına işaret etti.
Laschet, Almanya'nın başkentinin Bonn'da olduğu yıllarda da silahlanma veya eski Doğu Bloku ülkeleri ile yumuşama öngören anlaşmalar söz konusu olmadığı sürece dış politikanın partiler arası tartışmaların dışında kaldığını belirtti. Laschet, ancak yine de yeni hükümette bazı nüanslar olacağını kaydetti.
"Dış politika zor insanlarla konuşma sanatı"
"Dış politikanın, dünyadaki en zor insanlarla konuşma sanatı olduğunu düşünüyorum" diyen CDU'lu politikacı, radikal İslamcı Heyet Tahrir Şam (HTŞ) örgütünün lideri ve Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmet Şara'ya işaret ederek, Suriye'de "terör örgütünden gelen isyancı bir liderin" şu anda bir makama sahip olduğunu belirtti. Laschet sözlerini "Eğer onunla veya bununla konuşmuyoruz denirse ve biz AB olarak tüm ülkelerle konuşmayı uzun zamandır bırakmışsak, bu dış politika olmaz" şeklinde sürdürdü.
"Dış politika aynı zamanda zor insanlarla da çözüm bulmaktır" diyen Laschet, dış politikanın iç siyaseti etkilemek için kullanılmaması gerektiğini, çünkü dış politikada başarılması gereken şeyler olduğunu her zaman için göz önünde bulundurmak gerektiğini ifade etti.
"Türkiye'ye ihtiyaç var"
Laschet açıklamalarında İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması sonrasında Türkiye'de yaşanan gelişmelerden de örnek verdi. "Belediye Başkanını korumak için sert bir konuşma yapmak çok kolay olurdu" diyen Laschet, elbette bu tutumun Avrupa'nın ilkelerine aykırı olduğunu vurgulamak gerektiğini söyledi.
Laschet sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak Türkiye'ye, Rusya ile Ukrayna arasındaki tahıl anlaşmasında, bir çok arabuluculukta ihtiyaç var. Türkiye'ye göç politikasının düzenlenmesinde de ihtiyaç var. Türkiye'ye Suriye'de istikrarın sağlanmasında da ihtiyaç var." Laschet, bu nedenle dış politikanın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Laschet, Funke Medya Grubu'na bağlı gazetelere yaptığı açıklamada da İmamoğlu'nun tutuklanması ve görevden uzaklaştırılmasına Ankara ile ilişkileri bozmadan tepki göstermek gerektiğini söylemişti. İmamoğlu'na yönelik tutumun "Avrupa standartları ile bağdaşmadığını" diplomatik olarak söylemek gerektiğini ifade eden Laschet, Türkiye'ye NATO'da ve göç konusunda ihtiyaç duyulduğunu belirterek, "Ankara ile ilişkileri yıllarca bozmadan İstanbul Belediye Başkanı'nın tutuklanması gibi açık ihlallere karşı duruşumuzu göstermenin bir yolunu bulmalıyız" demişti.
Kaynak/dw